Eğitim
Giriş Tarihi : 31-01-2022 18:13   Güncelleme : 31-01-2022 18:13

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ “DOĞU TRAKYA’DA ÖNEMLİ BİR KEŞİF: BEŞİKTAŞ’TA ERKEN TUNÇ ÇAĞI” KONFERANSI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

“DOĞU TRAKYA’DA ÖNEMLİ BİR KEŞİF: BEŞİKTAŞ’TA ERKEN TUNÇ ÇAĞI” KONFERANSI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ “DOĞU TRAKYA’DA ÖNEMLİ BİR KEŞİF: BEŞİKTAŞ’TA ERKEN TUNÇ ÇAĞI” KONFERANSI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Yaraş tarafından organize edilen Trakya’da Arkeoloji çevrim içi konferans serisinin on ikincisi “Doğu Trakya’da Önemli Bir Keşif: Beşiktaş’ta Erken Tunç Çağı” konusu ile gerçekleştirildi.
Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü tarafından düzenli olarak düzenlenen Trakya’da Arkeoloji çevrimiçi konferans serisinin on ikinci konuğu İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Rahmi Asal oldu.
Konferansta Rahmi Asal, “Doğu Trakya’da Önemli Bir Keşif: Beşiktaş’ta Erken Tunç Çağı” konusunda katılımcılara önemli bilgiler verdi. İstanbul’un merkezi kabul edilen Boğazların orta noktasında süren metro inşaatı nedeniyle uzun süredir kurtarma kazısı yapıldığını ifade eden Rahmi Asal, meydan olarak kullanılan alanda bu kadar önemli sonuçlar elde edileceğini tahmin edemediklerini belirtti. Arkeolojik kazılar ilerledikçe İstanbul Boğazı’nda Kurgan kültürüne dair önemli sonuçlar ortaya çıktığını söyleyen Asal, “Bugüne kadar kazısı yapılan dar alanda toplamda 47 kurgan saptandı, kurganların etrafında ise 120’ye yakın hediyeleriyle birlikte gömü buluntuları tespit edildi. Gömülerin farklı tiplerde olmasına rağmen kurganların en az iki evreye ait olduğu kesinleşti. Kurgan sayısı ve tipinden dolayı medyada bugüne kadar göç yollarının Anadolu’dan Trakya’ya mı yoksa Balkanlar üzerinden Trakya’dan Anadolu’ya mı geçtiği tartışıldı. Hatta bu kurganların Ön-Türklere ait olup olmadığı popüler bilim dergilerine ve medyaya yansıdı. Ancak tüm bu sonuçlarla birlikte İstanbul Boğazı’ndaki bu olağanüstü buluntular, hem boğazların jeomorfolojik evrimi hem de arkeolojik yerleşmeleri hakkında daha fazla araştırma ve inceleme yapılması gerektirdiğini göstermektedir.” dedi.
Sunumun ardından arkeolojik çalışmalarda elde edilen buluntular değerlendirildi ve etkinlik, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.